İçeriğe geç
Kardelen Sabah

Kardelen Sabah'ta yaşamı, burçları, merakı keşfet

Yeme İçme 3 dk okuma Mert Ersöz

Makarnayı Doğru Pişirmek: Nişastalı Suyun Sırrı

Bol su, cömert tuz ve süzmeden önce ayrılan bir bardak haşlama suyu. Kremasız sosu kremamsı yapan teknik detaylar.

Makarna, mutfakta en çok pişirilen ama en az düşünülen yemeklerden biridir. Su kaynatılır, paket atılır, süzülür, üzerine bir şeyler eklenir. Bu haliyle bile karın doyurur; ancak aynı malzemeyle çok daha iyisi mümkündür ve fark, pahalı bir sostan değil birkaç teknik detaydan gelir. İtalyan mutfağının makarnaya gösterdiği özen, aslında basit fizik ve kimya bilgisine dayanır.

Su, tuz ve tencere

Bol su kullanmanın nedeni cömertlik değildir. Makarna suya girdiğinde suyun sıcaklığı düşer; az suda bu düşüş büyük olur ve kaynama bir süre kesilir. Bu ara dönemde makarnalar birbirine yapışır ve dışı yumuşarken içi çiğ kalır. Yeterince geniş bir tencere ve bol su, sıcaklığın hızla geri gelmesini sağlar. Ayrıca bol su, nişastanın seyrelmesine ve makarnaların birbirine yapışmamasına yardımcı olur.

Tuz konusunda cimrilik en yaygın hatadır. Makarna hamurunun kendi içinde tuz yoktur; tatlandırma yalnızca haşlama suyunda gerçekleşir. Sonradan eklenen tuz yüzeyde kalır ve aynı etkiyi vermez. Su kaynadıktan sonra atılan cömert bir tuz, makarnanın içine kadar işler. Tuzu kaynamadan önce atmak da mümkündür, sadece kaynama noktasını çok az yükseltir; pratikte önemsiz bir farktır.

Suya yağ eklemek ise faydasız bir alışkanlıktır. Yağ suyun üzerinde ince bir tabaka olarak durur, makarnaya nüfuz etmez ve yapışmayı engellemez. Üstelik süzme sırasında makarnanın yüzeyini kaplayarak sosun tutunmasını zorlaştırır. Yapışmayı engelleyen şey yağ değil, bol su ve ilk dakikalarda yapılan birkaç karıştırmadır.

Diri pişirmek ne demek

Makarnanın hedeflenen kıvamı, dişe hafif direnen ama çiğ olmayan bir dokudur. Bu, estetik bir tercih olmanın ötesinde pratik bir gerekçeye dayanır: makarna tencereden çıktıktan sonra da pişmeye devam eder, sosla buluştuğunda bir miktar daha yumuşar. Paket süresinin sonuna kadar beklemek, çoğu zaman tabakta fazla pişmiş bir sonuç verir.

Güvenilir yöntem, paketteki sürenin bir iki dakika öncesinden tadına bakmaktır. Kesitte ince bir açık renk çizgi kaldığında makarna tencereden alınmaya hazırdır. Bu çizgi sosun içinde tamamlanır.

Nişastalı suyun değeri

Makarna suyunu doğrudan lavaboya dökmek, mutfakta en sık atılan değerli malzemedir. Haşlama sırasında makarnadan suya geçen nişasta, o bulanık sıvıyı doğal bir bağlayıcıya dönüştürür. Bir kepçe nişastalı su, sosa eklendiğinde yağ ile suyun birleşmesini sağlar ve sosun makarnayı ince bir tabaka hâlinde sarmasını mümkün kılar. Kremasız bir sosun kremamsı görünmesinin sırrı budur.

Bu yüzden süzmeden önce bir bardak haşlama suyunu ayırmak, sonradan pişman olunmayacak küçük bir alışkanlıktır. Makarnayı asla soğuk suyla durulamamak gerekir; durulama, yüzeydeki nişastayı yıkayarak sosun tutunacağı zemini yok eder. Tek istisna, soğuk salata olarak kullanılacak makarnalardır.

Sosla buluşma

En kritik adım, makarnayı tabağa koyup üzerine sos gezdirmek değildir. Doğru yöntem, süzülen makarnayı sosun bulunduğu geniş tavaya almak ve orada bir iki dakika birlikte pişirmektir. Bu kısa süre içinde makarna sosun sıvısının bir kısmını emer, tatlar birbirine geçer ve nişastalı su yardımıyla sos kıvam kazanır.

Sos ve makarna eşleşmesi de rastgele değildir. İnce ve uzun makarnalar, zeytinyağı esaslı hafif soslarla iyi gider; oyuklu ve burgulu şekiller, içine dolan yoğun ve parçalı soslar için tasarlanmıştır. Geniş şeritler ise et sosu gibi ağır karışımları taşıyacak yüzey alanına sahiptir. Bu eşleşmeler yüzyıllar içinde deneme yanılmayla oturmuş pratik çözümlerdir ve tabakta hissedilir bir fark yaratır.

Zamanlama meselesi de sık atlanır. Sos, makarnadan önce hazır olmalıdır. Süzülen makarna beklemeye başladığı anda yüzeyi kurur, birbirine yapışır ve sosla buluşma şansını kaybeder. Bu yüzden mutfakta doğru sıra, önce sosu ocağa koymak, sonra suyu kaynatmaktır. Sos beklemeye dayanır, makarna dayanmaz. Aynı nedenle sofranın da hazır olması gerekir; makarna, servis edilmeyi bekleyen değil, kendisi beklenen bir yemektir.

Son olarak peynir, ocak kapandıktan sonra eklenmelidir. Yüksek ısıda peynir ayrışır, yağını salar ve topaklanır. Ateşten alınmış, hafifçe soğumuş bir karışıma eklenen taze rendelenmiş peynir ise erir ve sosun bir parçası olur.